Archive for Nisan, 2014

İyi ki…

İnsanın iyi ki dediği şeyler vardır. İyi ki oradaydım, iyi ki yaptım, iyi ki…
Ali’nin doğum hikayesinde bir çok iyi ki var benim için. Planlamaya kalkışsam orada olmayı beceremezdim.
Gülbin’le (Ali’nin annesi) ilk ne zaman konuşmuştuk hatırlamıyorum ama her konuşmamızda, yazışmamızda sıcacık elektiriğini alabiliyordum. Sanırım bazı hisler karşılıklı. Uzun zaman konuşutuktan sonra doğumda birlikte olamasaydık çok üzülecektik ve bu ihtimal kuvvetleniyordu. Normal doğum bekliyorduk, duedate çoktan dolmuştu. Ali’nin annne karnında tutulacağı son haftasonuydu artık. Gülbin’le doğumun pazar günü olma ihtimali üzerine konuştuk, şu günler olsa gelebilirim ama pazar mümkün değil demiştim. O pazar günü nasılsa artık beklediğim normal doğumlar çoktan gelmiş olur düşüncesiyle evimizde 15 kişilik bir davet verecektik. Ancak bu işi yaparken plan yapmamak gerektiğini bazen unutuveriyorum işte. Şaka gibi ama haftasonuna sanırım 4 tane beklediğim, 41-42 haftalık, anne karnını rahat bulmuş bebeğim vardı. İkisinin ismi Ali’ydi. İlk Ali’m o haftasonu cumartesi çok erken saatlerde acil sezaryenle dünyaya geldi, sabah 7 civarı telefonu alıp hastaneye koşarken, ahh keşke hazır aynı hastedeyken Gülbin’den de bugün haber gelse, hazır oradayken içim rahat olur, gidebilirim doğumuna demiştim. Ben ilk Ali’nin çekimlerini tamamladım.. Başka bir süpriz haber gelmedi. Gittim alışverişimi yaptım, evime döndüm, süpriz 2 misafirimiz geldi, o arada arkadaşlarımızla otururken bir yandan ertesi gün için 5 çeşit ikram hazırladım,  işleri düzene koyup, toparlanıp yatayım derken saat gece 1′i geçmişti.. Tam uzandım , sırtım yatağa değince kocaman bir ohhh çektim,  yüzümde gevşek bir gülümsemeyle… Telefonumu elime aldım saatimi kalkacağım saate kurmak üzere… Sabah erken kalkıp evi toparlayıp, yemek işine koşturacaktım. Sesi kısık telefonumun ekranında Gülbin yazıyordu. Hemen yedek planımız olan fotoğrafçı arkadaşıma ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım. Biraz panik oldum, aklımdan hemen hesap yapmaya başladım, “şu saatte eve gelsem, şu kadar uyusam şu işleri yaparım evet yetişirim bence…”   Ve Gülbin’e ben geliyorum diye yanıt gönderim. Bir şey dürtmüştü sanki. Başarabilecektim. Doğuma da fazla vakit kalmamıştı, yine sabah ki gibi koşarak Amerikan Hastanesi’nin yolunu tutmuştum. Sanırım 20 dk’da oradaydım.

AliOzal-025AliOzal-065AliOzal-058AliOzal-020AliOzal-033AliOzal-037AliOzal-093
AliOzal-113
AliOzal-068

Saat 02:00′a  geliyordu sanırım. Hastaneye gidince  neşeli kalabalıkla karşılaştım. İnanın o neşe insanı bir anda yeniliyor. Bir sürü güzel kız Gülbin’e eşlik ediyor, annesi, teyzesi, kuzeni, kardeşleri, arkadaşları… Herkes neşeli ama evet bir yanda endişeli ya da heyecanlı da demeli… Gülbin çok genç, çok güzel… Hiç sancı çeker gibi bir hali yok, farkındayım orada en perişan görünen benim ama bunca sene sonra, o saatte o fiziki yorgunlukla orada olduğuma şükredecek kadar mutluyum, farklı bir huzurum var. Fotoğraf çekmeye devam ettikçe içimden sürekli iyi ki geldim dedim tüm gece boyu, orada bulundukça iyi ki tembelliği, uykuyu seçmedim dedim… Sanırım 2 saate yakın bekledik sancı sürecini, 03:30 civarı doğumhaneye yol aldık artık, sancıların dozu iyice yükselmişti. Doktorumuz Aylin Keriş’te hastanede gebesi için bekliyordu uzun zamandır. Gülbin son derece pozitif tavrıyla ve eşinin metanetli desteğiyle zor sancıların üstesinden geliyordu. Bu kadar aşık, birbirine aşkla bakan, zorluklarda, acı duyarken bile birbirine gülümsemeyi ihmal etmeyen güzel çiftleri görmek inanın etrafındakilere çok yansıyor, fotoğrafın bile rengi tadı değişiyor.

Read the rest of this entry »

Google +1
Flickr
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos and videos from ciseren korkut. Make your own badge here.
Etkinlikler