Anı yakalamak isterken anları kaçırmak

Fotoğraf çekenler arasında esprili bir söz vardır  ”photoshop çıktı mertlik bozuldu” diye. Bana göre mertliği bozan akıllı telefonlar oldu.

Hepimiz ama istisnasız her birimiz, anı yakalayayım derken bir çok değerli andan oluyoruz, ne yaşadığımızı bilmez halde, binlerce belki de yüzbinlerce, bir köşede unutulacak, belki ileride yanlışlıkla silinecek fotoğraf ve videodan oluşan muazzam bir arşiv içerisinde anları hatırlamaya çalışırken kayboluyoruz. Peki, ne hissettiğimizi hatırlıyor muyuz? Heyecanlıydım diyebiliriz sadece, diğer duygularımız muhtemelen ekranlar arkasında sıkışıp kalır. Oysaki bir an hafızamızda o güne dönebilmeli, yaşananları aklımızda canlandırabilmeli, duygularımızı anımsayabilmeliyiz.

Freddie-Mercury-Live-at-Wembleyqueen crowd freddie mercury concert 2953x2050 wallpaper_www.wallpapername.com_6

Queen konserlerinde Freddie’nin önündeki mahşeri kalabalığa bir bakın, seyircilerin  şu görüntüsü şimdi çekilse sizce nasıl olurdu? Işıl ışıl telefon flaşları parlardı, güzel bir görüntü oluyor doğru =) Ama kaç kişi Freddie’yi oturup seyrederdi? Ya da başka bir soru sorayım, kaç bin kişinin telefonunda Freddie’nin bozuk görüntüleri kaydolmuş, sosyal medyada yayılmış olurdu? Bu konserlerin muthiş kaliteli kayıtları satılıyor oysaki, telefonu bırakıp tadını çıkartmak konsere gitmek için verdiğimiz heves ve heyecana yakışmaz mıydı? Yani dünyanın en güzel sesli adamı, muhteşem şovunu  seyirciye değil, telefonlara  yapmış olacaktı, herkes şovu telefonunun minik ekranından takip edecekti.
8 senede nereye geldiğimizi aşağıda ki  Papa yemin törenlerinin fotoğrafları durumu çok net anlatıyor.

comparison1

Hepimiz önümüze güzel bir tabak konulunca öncelikle refleks olarak fotoğrafını çekip, Instagram’a yükleyip bir kaç hashtag yazmak için o yemeği soğutmuyor muyuz? Ya da bir konsere gidince Madonna’yı, Justin Timberlake’ i, Metallica’yı dünya gözüyle görmek yerine, berbat bir kayıt alıp gece eve gidince konser boyunca  iphone’dan takip ettiği konseri tekrar aynı ekrandan seyretmiyor muyuz? Sonra bir tek kendimiz çekmiş gibi paylaşmıyor muyuz? Oradaydım demenin yeni bir yolu oldu bu. Benim en çok karşılaştığım durum ise, torununu ilk kez gören bir anneannenin, babanenin, dedenin bebeğine ilk kez gözleriyle bakması yerine, o anın tadını çıkartmak, yaşamak yerine, bebeği küçük bir ekran arkasından görmesi… Bu muazzam ilkin, bir makine ardından yaşanması duygusal tepkileri değiştirdiği gibi, sonrasında güzel anların  hatırlanmasını zorlaştırıyor.  Profesyonel doğum fotoğrafçısının, zaten bu işi en iyi şekilde yapmak için orada olduğu unutuluyor. Bizi tercih eden anne babalar, ne kadar diğer aile fertlerini bu konuda uyarsa da, gözler bebeğe bakmak yerine telefonlara ya da tabletlere bakıyor.
AslanTol-075

CSR_2138CerenYetiş-191Ata-Emir-Ozacar-127

CerenYetiş-173

 

Araştırmalar da, anı hissedip yaşamak yerine, akıllı telefonların ardından görüntülemeye çalışmanın, ileride o anı hatırlamayı güçleştirdiğini söylüyor. Fairfield Üniversitesi’nden Dr. Linda Henkel, öğrencilerle yaptığı araştırmada, onlardan bir müzeyi gezip, eserleri fotoğraflayarak ya da izleyerek hatırlamalarını istemiştir. Ertesi gün yapılan testte, fotoğrafladıkları eserleri ve detaylarını, izledikleri eserlere kıyasla hatırlamakta zorluk çektikleri tespit edilmiş.
http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-2637839/Are-cameraphones-ruining-memory-Researchers-warn-unable-live-moment.html

Doğum fotoğrafı çekmeye başladığım, akıllı telefonların şimdiki kadar yaygın olmadığı ilk zamanlarda çektiğim fotoğraflara dönüp baktığım zaman, ailelerin bu anları çok daha doyasıya, daha yoğun duygularla yaşadıklarını görebiliyorum. Ben de artık yaşadığım önemli anları yaşayarak ve hissederek hafızama kaydetmeye gayret ediyorum , ne kadar başarılı olduğum tartışmalı olsa da :)

 

 

Benzer Yazılar:

5 Responses to “Anı yakalamak isterken anları kaçırmak”

Leave a Reply

Google +1
Flickr
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos and videos from ciseren korkut. Make your own badge here.
Etkinlikler