Archive for the ‘Günlük’ Category

Anı yakalamak isterken anları kaçırmak

Fotoğraf çekenler arasında esprili bir söz vardır  ”photoshop çıktı mertlik bozuldu” diye. Bana göre mertliği bozan akıllı telefonlar oldu.

Hepimiz ama istisnasız her birimiz, anı yakalayayım derken bir çok değerli andan oluyoruz, ne yaşadığımızı bilmez halde, binlerce belki de yüzbinlerce, bir köşede unutulacak, belki ileride yanlışlıkla silinecek fotoğraf ve videodan oluşan muazzam bir arşiv içerisinde anları hatırlamaya çalışırken kayboluyoruz. Peki, ne hissettiğimizi hatırlıyor muyuz? Heyecanlıydım diyebiliriz sadece, diğer duygularımız muhtemelen ekranlar arkasında sıkışıp kalır. Oysaki bir an hafızamızda o güne dönebilmeli, yaşananları aklımızda canlandırabilmeli, duygularımızı anımsayabilmeliyiz.

Freddie-Mercury-Live-at-Wembleyqueen crowd freddie mercury concert 2953x2050 wallpaper_www.wallpapername.com_6

Read the rest of this entry »

Pembe Gardırop

Sanırım yazının başlığından konu birazcık anlaşılmıştır. Aslında bu yazıyı aylar önce paylaşmak istemiştim.
Pembe Gardırop, üniversiteden sınıf arkadaşım Boray’ın ortaya çıkardığı, el emeği göz nuru bir markadır. Aslında bu tasarımları yaptığını kendisinden öğrenmedim , tavsiye üzerine sayfasını ziyaret ettiğim zaman önce hazırladığı elbiseleri görünce “off ya neden bir kızım yok kiiii” diye isyan ettim. Sonra da “aaaa bu bizim Boray değil mi yahuu” diye şaşırdım. Aslında şaşılacak birşey değil. Boray yetenekli, iyi sanat eğitimi almış, bir süre reklam sektöründe sanat yönetmenliği yapmış çok yaratıcı bir kadın, anne.

Boray, kızı Okyanus için, sağlıklı kumaşlardan dikilmiş kıyafet arayışına girmiş. Bu arayış devam ederken Okyanus büyüdükçe Boray’ın aldıklarını beğenmemeye başlamış. Boray da aldığı hazır kıyafetleri ona beğendirebilmek için süslemiş, ardından onun için kıyafetler tasarlamış. Okyanus için hazırladığı kıyafetler çok beğenilince de Pembe Gardırop fikri ortaya çıkmış.
http://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.com

Pembe Gardırop‘u bence en özel kılan şey bu güzel, cıvıl cıvıl, rengarenk sevimli tasarımlar değil, Pembe Gardırop’taki tüm elbiseler özel tasarımlarının yanında sağlıklı malzemelerle hazırlanıyor. Alerji yapmayan yumuşak kumaşlar, kaşındırmayan tütüler, kopup boğulma tehlikesi yaratmasın diye itinayla dikilen aksesuarlar Pembe Gardırop’ta standart. Yurdışından getirtilen kumaşlarla hazırlanan bu tasarımlar sınırlı sayıda yapılıyor, her elbiseden 1 ya da 2şer adet.. Tasarımcı bir annenin elinden çıkan bu kıyafetler çocuklarınızın hayal gücüne hitap ederek adeta onları bir oyuna davet ediyor, bu elbiselerden sonra evinizde artık giyinme probleminiz eminim ki kalmayacaktır =)
http://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.comhttp://www.pembegardirop.com
Bu yazıyı yaz başında paylaşmış olsaydım keşke… Sizler de bu güzel cicilerden mahrum kalmamış olurdunuz. Ama ne için geç ki? Kışlık kıyafetleri beni daha fazla çıldırttı, renkler, kumaşlar, süslemeleri, tarzı.. herşeyiyle stil sahibi minik kızlar için muhteşem seçimler =)

Read the rest of this entry »

Doğum Fotoğrafları

Mesleğimin en heyecanlı, telafisi mümkün olmayan, en eşsiz anlarında sıra…  Aldığı ilk nefesiyle, ilk kez sesini dünyaya duyurduğu, anne ve babasını  o iç eriten ağlamasıyla farklı bir boyuta taşıdığı andır o an. En sevdiğim doğum anlarından ne kadar elemeye çalışsam da çok başarılı olamadım. Bu kadar çok fotoğraflı blog olur mu demeyin,  bir sürü güzel bebeğiniz ve fotoğrafınız olunca  böyle oluyor.  Sözü çok uzatmadan fotoğraflarıma bırakıyorum. (Fotoğrafların üzerine tıklarsanız daha büyük görebilirsiniz)

Karete Kid -  Doğum

Life -  DoğumNewborn -  Doğum

Read the rest of this entry »

Ladin

Ladin’in muhteşem hikayesi daha doğmadan çok önce başlamıştı, herkesin bebeği kıymetlidir ama Ladin’in dünyaya gelme mücadelesi oldukça etkileyiciydi. Ben bu hikayenin renkli, neşeli, oldukça keyifli tarafındaydım. Esra Sert’in  hamilelik fotoğraflarını çekmiştim, bizim çekimden hemen sonra Vatan Gazetesi’nde röportajı olacaktı, gazetede benim fotoğraflarım kullanılmıştı ama röportajın içeriğinden haberdar değildim, Esra’nın yaşadıklarını Ayşe Aydın’ın röportajında okuyunca inanamamıştım. Neşeli duruşuna bakınca, bir ordu adamın kaldıramayacağı zorlukları sırtlamış ve herşeyi arkasında bırakmış birisi olduğunu bilemezdim.

Lado

Geçen sene bu zamanlar Ladin’in dünyaya gelimesini beklemekteydik,  bu yüzden yetişememe korkusu yaşayarak stresli bir dönem geçirmiştim ancak herşey yolunda gitti, Ladin sevinç gözyaşlarıyla karşılandı. 42. haftanın sonunda, epidural sezaryen ile, 28.02.2010′da aramıza geldiği anda gözleri  kocaman açık, etrafa gayet cool bakışlar atıyordu =) Genelde bebekler mosmor doğarlar ama Ladin pespembikti, üstelik ağlamıyordu, bizleri süzüyordu resmen. Read the rest of this entry »

Doğum fotoğrafçısı nasıl fotoğraf çeker

Doğum fotoğrafçısı olarak bu alanı denemek isteyenlerin  veya sadece fotoğrafla ilgilenenlerin sorularıyla karşılaşıyoruz  ve  her zaman bu soruları yanıtlamak  mümkün olmuyor, bazen uzun uzun cevap yazdıktan sonra bir satır teşekkür alamamaksa bizleri kırıyor.  Ben de yazmak istedim çünkü artık yeni gelen soruları yanıtsız bırakmaktansa, buyrun tüm sorular burada yanıtlanmıştır diyebileceğim.doğum-anı-3 Yanlış anlaşılmasın eğitim amaçlı bir yazı değildir, nacizane tecrübelerimi merak edenlere aktarmaya çalışacağım. Doğum fotoğrafçısı kimdir, ne yapar, ne yapmalıdır, nerede durmalıdır, nasıl davranmalıdır, nelerin fotoğrafını çekmeli, neleri çekmemelidir , nasıl çekmelidir vs.   Doğum fotoğrafçısı ilk önce varlığını hissettirmemelidir, bu kutsal anı yaşayan insanlara poz vermesi gerektiğini hatırlatmamalıdır. Bu yüzden bana göre flaş asla kullanılmamalıdır. Flaş olayın doğasına aykırıdır, doğallığı bozar, zaten kötü ışıklı bir ortama bir de flaş girdimi evlere şenlik olur, örneğin tungsten ışıkla günışığına yakın renk sıcaklığı veren flaşın birleşimi,  farklı renk ısılarının tatsız karışımına neden olur. Karanlık bir ortamda flaşsız nasıl fotoğraf çekilir diyebilirsiniz, iyi bir ekipman seçilmeli, doğru ayarlarda mum ışığıyla aydınlatılmış gibi loş ortamlarda bile çekim  yapabilecek  teknik donanıma sahip olunmalı. Ben Canon 5D Mark II   5D MKIII kullanıyorum, doğumlarda en sık kullandığım lensim Canon 50mm f1.2 L. Herkesin doğrusu ve bazı alışkanlıkları farklıdır, bu yüzden daha önce tecrübe etmediğiniz, tanımadığınız bir ekipmanla bu anları riske atmayın. Siz yine bildiğinizi yapın. Başkasından duyduğunuz bilgileri ilk kez, geri dönüşü olmayacak önemli bir anda test etmemek gerekir. Herşeyin başı elimizdeki ekipmanı tanımaktır. Doğum fotoğraflarının en büyük zorluğu sürekli coşkun bir nehire kapılırız,  an akar gider, hızlı olmak, doğru kararlar vermek durumundayızdır, doğum anını çekmek güçtür, ışık çok kontrolsüzdür, bir yandan sert ameliyat masası ışığı bebeğin tam doğduğu noktaya vurur, diğer yanda odanın aydınlatması bazen yetersiz olabilir. Ayarlarımızı buna göre seri yapmalıyız. Doğum anından önce ayar yapacak vaktimiz vardır, ancak unutmayın ki bebek doğduktan bir kaç sn. sonra başka bir alana götürülecek, hemen ayarlarınızı güncellemeniz gerek. Bu kontrolsüz ışıkta bebek kömür karası doktor ise ay doğmuş gibi parlar, amacınız doktoru çekmek değildir, önceliğiniz bebek olmalı her zaman. Ayrıca en hassas olduğum konu anenin yarasını çekmemek gerekir, bu ömür boyu bakılacak fotoğraflarda sevimsiz görünecek detaydır, olayın tüm büyüsünü kaçırır, sanki bir kadın doğum kitabında eğitici bir kare gibi olmamalı doğum fotoğrafçısının fotoğrafı, evet belgesel çekimdir ama ameliyat belgeseli değildir, bebeğin belgeselidir bu. Dolasıyla odak noktanızın ne olduğunu belirleyip ve dikkat dağıtacak unsurları göstermemeniz gereklidir,  açınızı buna göre kollayabilirsiniz. Ben her zaman karından çıkarken bebeği çekmeyi tercih etmiyorum, ancak bazen  iyi görünebiliyor, yara izi görünmediği anda bu anı da ölümsüzleştiriyorum.

doğumanıdoğum-anı4

doğum-anıdoğum-anı-1

Read the rest of this entry »

Büyük Kucaklaşma

Yazıya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Çünkü bu hikayeyle ilgili anlatmak istediğim çok şey var. Öncelikle harika bir aileyle harika bir gün geçirdim, dünyalar tatlısı bir çocuk doktoru sayesinde daha önce yaşamadığım bir heyecanı yaşadım ve çok güzel bir minik kızın en az kendi kadar güzel kardeşini tarifsiz bir heyecanla karşılamasına tanık oldum.

Sabah erken saatlerde International Hospital’a sevgili Özay ailesinin büyük gününü paylaşmaya gittim. Her aile gibi Özay ailesi de çok heyecanlıydı. 9 yaşında dünayalar güzeli Çağla yerinde duramıyordu, güzel yüzünde içimi ısıtan kocaman  gülümsemesi hiç eksik olmadı. Doğuma gitme zamanı gelmişti, heyecan doruktaydı. Çağla bizi gülücüklerle uğurladı. Sonradan öğrendik ki biz asansöre bindikten sonra güzellik gözyaşlarına boğulmuş.

IMG_9639-copysIMG_9648-copys

Read the rest of this entry »

Kedi anası oldum

Aklımın ucundan geçmezdi bir gün kedi anası olacağım. Kedilerle geçmişim sokaktan tutup eve getirdiğim gözleri çapaklı, hastalıklı kedi yavrularından ibaretti, 10dk’lık bir ilişkimiz olurdu. Neticede annem çapaklı sefil kediciği sokağa bırakmamı, annesine geri vermemi tembihlerdi.. Böyle bir kaç pet edinme girişimim başarısız tamamlanınca sanırım umudumu ve ilgimi kaybetmiştim. Zamanla öyle sokakta gördüğü kedilere ovvvv diyerek saldıran, seven bir insan olamadım. Herşeyin yavrusu elbette tatlıdır ama yetişkin kedilere  hiç ilgi duymadım. Eşin dostun çok semirmiş, tostopalak kedisi varsa amenna, işte onlara bayılırdım.

Dobus -British shorthair white cat

Kutu delisi

 

Read the rest of this entry »

Zorlu Bekleyiş

CNBC-E nin güzel spikeri Berfu Güven ile hamilelik fotoğrafları ile başlamıştı hikayemiz. Demir bebeği normal doğum ile bekliyorduk. Bu yüzden biraz gergindim, ya başka bir çekim ile çakışırsa, ya orada olamazsam diye stresli bir bekleyişteydim. Doğum zamanı yaklaşmıştı, ha geldi ha gelecekti Demir. Ancak  Berfu’nun doktoru Doç.Dr.Ramazan Mercan kongre için Roma’ya gidecekti. Tabi ki Berfu kendi doktoruyla yola devam etmek istiyordu. Demir ise hiç oralı değildi =) Keyfi yerinde yatıyordu annesinin karnında. Artık Ramazan Bey gitmeden bir gün önce suni sancı ile normal doğum denendi. Sancı verilmeye sabah erken saatlerde başlanmıştı, saat 2′ye kadar ara ara sürekli telefondan durumu takip ettim sonra aklımı bir düşünce sardı, “Doktor bey yarın sabah gidecek, saat 3 e geliyor bence saat 6 ya kadar gelişme yok diyerek sezaryene alır Berfu’yu, eh o saatte de trafik yoğunlaşacak, peki ya YETİŞEMEZSEEEMM!!!”

Demir

Berfu ve eşi Gökhan’la çok iyi anlaşmıştık, çok sevdiğim bir aile, o an onlarla olmayı çok istiyordum. Onlarında en az benim kadar çok istediğini bilmek bu istediğimi arttırıyordu. Dayanamadım 14.30′da Amerikan Hastanesi’nin yolunu tuttum. Odaya girdiğimde kalabalık bir aile heyecanlı bekleyişteydi, Berfu gayet iyi görünüyordu, çok dayanıklıydı. Saat başı muayneler takip etti, bekledik, bekledik, bekledik.. bir gelişme yok 3 saat sonra tekrar muayne.. derken beklemeli miyim yoksa gitmeli miyim? Bilemedim. Ama ya birden sezaryene alınırsa.. Normal doğum devam etse sorun yok, buna gidip gelmeye zamanım yeter ancak sezaryen çok hızlı gelişiyor ve o an bir doktorun son derdi bebeğin fotoğrafları olacaktır. Tabi doğum öyle bir süreç ki 10 saat gelişme olmuyor birden 30dk da doğum gerçekleşebiliyor. Yakın zaman önce bu şekilde saatlerce bekleyip doğum anını kaçırdığım bir bebeğim olmuştu ne yazık ki =(  Bu yüzden birazda paranoyaklık çökmüştü üzerime.  Berfu’da kararsız beni zorlamak istemiyor, beklediğim için üzülüyordu, sancıyla kıvranırken sürekli Çiseren napıyor, Çiseren’e iyi bakın diyip duruyordu, kendinden çok beni düşünmekteydi =) Ve ne yapalım diye konuşurken sen bilirsin ne olacağı belli değil derken, güzel gözlerinden gitmememi istediğini çok net görebiliyordum. Bende çok belirsiz bir süreçte olduğumuz için karar vermekte zorlanıyordum ama kaçırmaktansa hastanede beklemeyi tercih ettim. Zaten bu stresle eve gidip çalışmam mümkün değildi artık. Nasılsa odamızda kocamandı =)

Read the rest of this entry »

Google +1
Flickr
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos and videos from ciseren korkut. Make your own badge here.
Etkinlikler