İki normal doğum iki kardeş

04.04.2008  Henüz Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım bölümünde öğrenciyim, bitirme projeme hazırlanmak üzereyim. Meslek olarak düşünmediğim, hobi olarak sürdürdüğüm doğum fotoğraflarıma bir de normal doğum eklemiştim o gün. Sıla dünyaya gelmişti. Çok değişik bir bebekti. Bir sürü bebek gördüm ondan sonra ama onun gibisini hala görmedim. Neyse hikayeyi başa alarak konuya ikinci bir giriş yapacağım.

Eşim Murat’ın çok değerli arkadaşı Seda, arkadaşının doğumu olduğunu bir kaç ay öncesinden haber verdi bize , ona güzel bir süpriz yapmak istiyordu. Seda çok yakın arkadaşımız. Kendi doğumunda da yanındaydım, Leyla Derin’i de birlikte karşılamıştık.

Sıla Sezgin

Anne adayımız Esen bebeğini normal doğumla bekliyordu ki öyle oldu. Önce gece doğum olmuş diye telefon aldık, çok üzüldüm. Meğerse gece hastaneye gidilmiş sadece =) sonra saat öğlen 12 de doğuracak dendi ki doğruydu. Koşarak binbir aksiliklerle hastaneye gittim. Ben hastaneye vardığımda 11.45 gibiydi. Esen tek başına sancılar içinde kıvranıyordu, eşi bir sigara molasına çıkmış, çok telaşlı aşırı heyecanlıydı. İlk kez yaşanan, yabancı olunan bir süreç. Tabi benim içinde aynı durum söz konusu, ilk kez normal doğuma girecektim, ilk kez acı içinde bir anne adayı görüyordum. Esen’i ilk kez o gün acı çekerken tanıdım, acısına rağmen ara ara gülebiliyordu, kısa kısa sohbet ediyorduk soluklandıkça. Ben bu durumda olsam terör estirirdim herhalde dedim içimden… Acısı git gide artmıştı, doğum anına yaklaşıldı, epidural için yalvardı Esen ama ebe artık epidural verilemeyeceğini, bu aşamada epidural ile doğum yapamayacağını ve  bu sancıyı çekmek zorunda olduğunu söyledi. Çok zorlandım, ağlamak istiyordum, karşımda minicik bir kadın kocaman göbeğiyle kıvranıyordu, çok acısı vardı. Ama ben fotoğraflarını çekmek için oradaydım, görevlendirilmiştim, insanların beklentileri vardı, ne yapmalıydım, şaşkındım. Dayanamadım elimi uzattım, sımsıkı tuttu  ellerimi, o kadar sıkı tuttu ki eminim farkında değildi. Ama bu temas bana da çok iyi geldi. Orada uzak durmak insanın yapamayacağı bir şey, temas etmek destek olmak istiyorsun. Çok farklı bir psikoloji acı çeken birisine çaresizce bakakalmak.

Sıla SezginSıla Sezgin

Sıla SezginSıla Sezgin

Doğum saati geldi çattı,  gerçektende Dr. Herman İşçi’nin tam dediği satte Sıla dünyaya geldi. Muazzam bir andı, Sıla’yı hemen annesinin kucağına verdiler, annesi bebeğinin üzerindeki kire aldırmadan öyle güzel öptü kokladı ki yavrusunu, işte büyüleyici gerçekten dünyadaki en saf, en özel an!  Böyle birşeye şahit olduğum için çok şanslıydım, heyecanlıydım, gözlerim ıslanmıştı, kalbimin hızlı ritmi bedenimi sarsıyordu resmen. Unutamayacağım o güzelliği asla. Sonra odamıza geçtik, Sıla cingöz mü cingöz pek değişik bir kızdı =) Hala daha sitemde durur doğum fotoğrafları çünkü çok özel bir bebekti daha öncede söylediğim gibi. Ne demek istediğimi fotoğraflarına bakınca anlarsınız, herkes bana” ahh o pembe kızla annesi çok güzel” dedi durdu 2 sene boyunca =) Gerçekten harikaydılar.

Sıla Sezgin

Little Pooser -  DoğumBabyGirl -  Doğum

Aradan neredeyse 1,5 sene geçti, Esen’in  ikinci bebeğini beklediği haberini aldım. Yine normal doğum heyecanını bekleyecektik. 14 Haziran’da Esen’in sancısı gelmişti, hastaneye gitmişlerdi gece, kısa sürede epidural takıldı. İkinci doğumlar daha rahat olduğu söylenir ve bebeklerin çok daha hızlı geldikleri söylenir. Bu yüzden ben biraz panik yaptım =) 23.00 gibi hastanedeydim. Herşey güzel gidiyordu başta hızlı takip etti süreç, sonra beklenenden biraz daha yavaşladı bebeğin gelişi ve gitgide artık değişiklik olmamaya başlamıştı. Doktor Herman yardımcılarından gelişmeleri takip ediyordu, o gün 3 tane doğum gerçekleştirmişti zaten. Bir süre sonra başka bir hastası daha hastaneye geldi, erken doğum ve sezaryene alındı. Yani Bizim bebek 4. doğumu olacaktı =) bu doğumdan sonrada başka  bir hastanede 5. doğumuna gittiğini öğrendik daha sonraki ziyaretinde.  Bekle bekle artık gelişme yoktu, 5 saat hastanede bekledim ama milim oynama yoktu :(( hepimiz yorgunduk, eve gidip gelsem birden sezaryene alırlar diye korkuyordum, çok hızlı normal doğum  olmasına ihtimal vermiyorduk, tek korkum sezaryene karar verilmesiydi. Epidural verildi, süreci hızlandırmak için sunni sancı eklendi, suyu patlatıldı, sürekli yürütüldü ama tık yok. Doktorumuza ne olacak diye sorduk bu gidişle sabah kadar gelmez dedi ve biraz istirahat etmeye gitti. Bizde kararsız bir halde ne yapacağımızı düşündük, en sonunda gitme kararı aldım, gelişme olunca haberdar edeceklerdi beni, görünen o ki bebeğin gelmeye niyeti yoktu. Eve gittim aşırı yorgundum, zaten birkaç gündür sürekli çekimlerdeydim o günde yoğundu programım ve perişan halde yatağıma girdim, 1 saat uyusam yeterdi. Gözlerimi kapattım, belki 10dk sızmışımdır, telefonum çaldı, Esen’in ablası koş yetiş, Esen doğuma girdi dedi. Kalktım bi kaç sn kendime gelmek için bakındım , aklım gerçek hayatı algılayınca giyindim ve taksi çağırdım. Kalp atışlarım çok hızlıydı ve dengesizdi, gümbür gümbür bu sefer yorgunluktan sarsıyordu beni kalbim, akşama kadarda o ritim bozukluğu düzelmedi. Hastaneye gittiğimde ne yazık ki doğum anını kaçırmıştım =( saatlerce kıpırdamayan yaramaz 15 dk da gelmişti, herkes şaşkın. Resmen bizimle dalga geçmişti haylaz. 15 Haziran 2010′da Oktay dünyaya gelmişti sağlıkla, bu sefer o ana ben tanık değildim =( Çok üzgündüm kaçırdığım için. Ne kadar belirsiz bir süreç doğum süreci o zaman daha iyi kanaat getirdim ve artık daha korkak davranıyorum saatler öncesinden hastaneye gidip saatlerce doğumu bekliyorum, Oktay’ın doğumu bende paranoyaya neden oldu sanırım =).

SezginSezgin

Sezgin

Doğumun hemen sonrasında yanlarındaydım. Bebek odası tadilatta olduğu  için hastane, hasta odasını bebek odası olarak düzenlemiş geçiçi süreliğine, Oktay’ı görmek için içeri girdiğimde yatakta oturmuş bişeyler okuyan bir hemşire gördüm, oda buz gibiydi sanırım klima 18 dereceye ayarlanmış, Oktay doğum sonrası bebeklerin ısısını muhafaza etmeleri için konulduğu minik küvezin içindeydi ama birazdan oradan çıkarılacak ve çıplak halde aşısıi temizliği, banyosu yapılacak bu soğuk ortamda giydirilecekti. Başka bir hemşire odaya girdi, giydirecekmisiniz diye sordum, aşı yapılırken fotoğraflarını çekemeyeceğimi söyledi, zaten sinirlerim çok gergin birde böyle saçma birşey söylenince iyice sinirlendim, söylediğinin ne kadar saçma olduğunu anlattım  ama aileler hoşlanmıyormuş bebeği ağlarken görmekten =) yahu bebeğin işi ağlamaktır ben fotoğraf çekiyorum fotoğrafta aşı yapıldığı, çocuğun acı çektiği ne kadar rahatsız edici görülebilir, video desen neyse.. hem ne saçmalıyorsun önce sen git şu klimanın ısısını arttır çocuk hasta olacak!! Hemşireye bağırdım o sinirle ve kapıyı vurup çıktım. Doğum fotoğrafçısı aman ne keyifli iş deyip  geçmeyin ne stresler yaşıyoruz hele ki böyle cahil insanlarla muhatap olmak beni çok yoruyor.

Bu tatsız kısmı atlayıp tekrar güzel bölüme geçelim..

 

Sıla

SılaSılaSıla

Sıla’ın hastaneye gelişi, kardeşiyle tanışması, annesiyle aynı odada, aynı yatakta bana yine muhteşem pozlar vermesi, kardeşini sevmesi, çok azıcık kıskanması en az Oktay’ın doğum anı kadar önemli ve değerliydi benim için. Sıla hala çok özel bir kız, bıdır bıdır konuşmasıyla  insanı kendine çekiyor, kurduğu cümleler, yürüttüğü mantık, dünyayı çok farklı algıladığını gösteriyor. Anlatılmaz yaşanır bir çocuk. Gözleri boncuk boncuk, yine doğduğu gün gibi bilmiş bakışlar savuruyor. Annesinin yanından saniye ayrılmıyor, göbeğinin neden küçüldüğünü anlamaya çalışıyordu. Kardeşini görünce  neler olduğunu, bu bebeğin nereden geldiğini anlamaya çalışıyordu. Yumuşacık dokunuşlarıyla minik kardeşini hemencecik sevmeye başladı, nasıl dokunacağını sanki öğretmişler önceden, o kadar nazik ve bilinçliydiki hareketleri. Ufacık kıskançlıkların olmaması mümkün değil başlarda, Sıla  el bebek gül bebek büyüdü bu zaman kadar. Ama harika bir abla olacağı kesin, 2 yaşında olmasına rağmen kardeşine bakışı ona dokunuşundan bu çok belli. Her zaman, her insanın bir kardeşi olmalıdır derim, kardeş başkadır, candır. Bu kadar minik kardeşlerin şimdiden bağlandıklarını izlemekse çok keyifli.  Her iki doğumda sağlıkla tamamına erdi en önemlisi. Esen dünyaya iki güzel evlat getirdi. Onların rengiyle bu dünya çok daha güzel oldu. Sezgin ailesinin sağlık ve mutluluklarının daim olmasını diliyorum. Acaba 3.de gelir mi? =)

 

Sıla Sezgin

Sıla Sezgin


Sıla Sezgin


Benzer Yazılar:

10 Responses to “İki normal doğum iki kardeş”

  • Seda Filik:

    Yazın,resimler ve tabiki sen harikasın:)Sen hem benim hem de en sevdiklerimin en unutulmaz anlarını unutulmaz kılansın,sadece bunun için bile binlerce kere teşekkürler…

    [Reply]

    Çiseren

    Çiseren Reply:

    canımsın =))

    [Reply]

  • Esra:

    Sılaya bayıldım çok tatlı bişi. Bu yaızyı okuyunca fotoğraflara bakınca sanki bende orada sizinleymişim gibi hissettim. Herşey çok güzel. Hepinize mutluluklar

    [Reply]

    Çiseren

    Çiseren Reply:

    Çok teşekkürler =D

    [Reply]

  • selen:

    özellikle anne kız ve oğul resimleri çok güzel, Sıla’nın hayran bakışları çok tatlı.

    [Reply]

    Çiseren

    Çiseren Reply:

    =D benimde favorilerim çok teşekkürler

    [Reply]

  • Öncelikle MAŞAALLAH…
    Anne ve iki yavrusu ne tatlılar, fotoğraflarda bir o kadar…
    Bende iki ay sonra doğum yapacağım inşaAllah ve benim minik kızım da 2 yaşında. Çok güzel geldi bu fotoğraflar ve yazı :)

    [Reply]

  • Konularınızı beğeniyorum teşekkür ederim

    [Reply]

  • Arama motorlarında arama yaparken makalenizi buldum konularınız ilgimi çekti çok teşekkür ederim

    [Reply]

  • İçeriğiniz için çok teşekkür ederim

    [Reply]

Leave a Reply

Google +1
Flickr
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos and videos from ciseren korkut. Make your own badge here.
Etkinlikler