Eyvah kordon dolanmış!

Az önce eski bir blog yazıma rastladım ve içime bir kıpırtı düştü, yaşadığım güzel bir doğumu paylaşmak istedim. Aslında bu doğum gerçekleşeli aylar oldu, bebeciğim emeklemeye başlar yakında :)
Hiç bir doktoru zan altında bırakmak gafletinde bulunmak istemem ancak bir çoğumuzun aşina olduğu bir cümle vardır ” kordon dolandı” bunu duymuş olmak için doktor, ebe, hemşire, sağlık çalışanı, doğum fotoğrafçısı, anne, baba, nene olmanıza gerek yoktur. Bu ürkütücü cümleyi hepimiz biliriz ki yolunda gitmeyen durumlarda, bebek risk altındayken derler.. Duyar duymaz telaşlanır, endişeleniriz. Genellikle cümlenin ardından koşuşturma yaşanır, hasta büyük bir ihtimalle ameliyathaneye taşınır, anestezi uygulanır… Çoğu zaman bu karar hasta yakınları ya da hasta tarafından yorumlanabilir. Ancak neticede kimse hiçbir sebeple hoşnut olmaz. Ve bebeğin minicik boynundan,  sezaryen doğum ile kordon açılır.. Her zaman senaryo böyle ilerlemez belki, Allah kimseye yaşatmasın ama kulağımıza kötü şeylerde gelmiştir muhakkak. Ama ne dilime ne de parmaklarıma varmaz buraya yazmaya. Ben güzellikleri paylaşmaya geldim aranıza.

Biz durumu Sevgili Doç. Dr. Cem Batukan sayesinde çok farklı karşıladık, bu sefer ben de çok başka yaşadım. Defalarca sezaryen doğumlarda kordon dolanmasını görmüş, hatta doktorumuz çözerken görüntülemiştim elbette. “hooop bir,  hooop ikinci tur” =))  Ancak defa normal doğumda bir ilki yaşamış oldum, benim için işin ilginç yanı buydu.
Buna hazırlıklı olarak doktorumuz bebeği karşıladı, herkes sakin ve gayet neşeli, herkes güçlü, herşey son derece sağlıklı ve normaldi. Hem de 2 tur kordon dolanmıştı Ada’nın boynuna.  Annesinin güçlü gayreti, babasının müthiş desteği ve Cem hocanın motivasyonu, keskin doğru kararlarıyla Ada dünyaya 2 tur kordonla, vakumsuz, epizyosuz merhaba dedi. Kat kat açılan kordonu Dr.Cem Batukan’ın ellerinde neşeyle görüntülemiştim.  Fotoğrafın üzerine tıklayıp büyük boyutuna bakmanızı rica ederim =D
cem-batukan

Acaba kordon dolanması normal doğuma engel midir sorusunu kendi aramızda konuşmak, tartışmak doğru olmaz, benim doktorum yapmadı, bak meğerse oluyormuş demekte doğru olmaz. Çünkü her koşul, her hasta, farklıdır. Size kordon dolanması denmiş olamabilir ancak bu dolanma bebeğinizin kalp atışlarını yavaşlatmış olabilir, bu yüzden bu eleştirileri yapmak yersiz, çoktan doğmuş sağlıklı bebeğinizin doğum şekli için hala üzülmek gereksiz olur. Henüz doğurmamış anneler ise bu endişeleri taşıyorsa mutlaka doktorlarıyla görüşmelidir. Ben sadece yaşadığım bu güzel, sıcak doğumu, muhteşem ekibi hatırladım ve sevdiklerimle paylaşmak istedim.

Yazının devamı »

İki normal doğum iki kardeş

04.04.2008  Henüz Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım bölümünde öğrenciyim, bitirme projeme hazırlanmak üzereyim. Meslek olarak düşünmediğim, hobi olarak sürdürdüğüm doğum fotoğraflarıma bir de normal doğum eklemiştim o gün. Sıla dünyaya gelmişti. Çok değişik bir bebekti. Bir sürü bebek gördüm ondan sonra ama onun gibisini hala görmedim. Neyse hikayeyi başa alarak konuya ikinci bir giriş yapacağım.

Eşim Murat’ın çok değerli arkadaşı Seda, arkadaşının doğumu olduğunu bir kaç ay öncesinden haber verdi bize , ona güzel bir süpriz yapmak istiyordu. Seda çok yakın arkadaşımız. Kendi doğumunda da yanındaydım, Leyla Derin’i de birlikte karşılamıştık.

Sıla Sezgin

Yazının devamı »

Kedi anası oldum

Aklımın ucundan geçmezdi bir gün kedi anası olacağım. Kedilerle geçmişim sokaktan tutup eve getirdiğim gözleri çapaklı, hastalıklı kedi yavrularından ibaretti, 10dk’lık bir ilişkimiz olurdu. Neticede annem çapaklı sefil kediciği sokağa bırakmamı, annesine geri vermemi tembihlerdi.. Böyle bir kaç pet edinme girişimim başarısız tamamlanınca sanırım umudumu ve ilgimi kaybetmiştim. Zamanla öyle sokakta gördüğü kedilere ovvvv diyerek saldıran, seven bir insan olamadım. Herşeyin yavrusu elbette tatlıdır ama yetişkin kedilere  hiç ilgi duymadım. Eşin dostun çok semirmiş, tostopalak kedisi varsa amenna, işte onlara bayılırdım.

Dobus -British shorthair white cat

Kutu delisi

 

Yazının devamı »

Zorlu Bekleyiş

CNBC-E nin güzel spikeri Berfu Güven ile hamilelik fotoğrafları ile başlamıştı hikayemiz. Demir bebeği normal doğum ile bekliyorduk. Bu yüzden biraz gergindim, ya başka bir çekim ile çakışırsa, ya orada olamazsam diye stresli bir bekleyişteydim. Doğum zamanı yaklaşmıştı, ha geldi ha gelecekti Demir. Ancak  Berfu’nun doktoru Doç.Dr.Ramazan Mercan kongre için Roma’ya gidecekti. Tabi ki Berfu kendi doktoruyla yola devam etmek istiyordu. Demir ise hiç oralı değildi =) Keyfi yerinde yatıyordu annesinin karnında. Artık Ramazan Bey gitmeden bir gün önce suni sancı ile normal doğum denendi. Sancı verilmeye sabah erken saatlerde başlanmıştı, saat 2′ye kadar ara ara sürekli telefondan durumu takip ettim sonra aklımı bir düşünce sardı, “Doktor bey yarın sabah gidecek, saat 3 e geliyor bence saat 6 ya kadar gelişme yok diyerek sezaryene alır Berfu’yu, eh o saatte de trafik yoğunlaşacak, peki ya YETİŞEMEZSEEEMM!!!”

Demir

Berfu ve eşi Gökhan’la çok iyi anlaşmıştık, çok sevdiğim bir aile, o an onlarla olmayı çok istiyordum. Onlarında en az benim kadar çok istediğini bilmek bu istediğimi arttırıyordu. Dayanamadım 14.30′da Amerikan Hastanesi’nin yolunu tuttum. Odaya girdiğimde kalabalık bir aile heyecanlı bekleyişteydi, Berfu gayet iyi görünüyordu, çok dayanıklıydı. Saat başı muayneler takip etti, bekledik, bekledik, bekledik.. bir gelişme yok 3 saat sonra tekrar muayne.. derken beklemeli miyim yoksa gitmeli miyim? Bilemedim. Ama ya birden sezaryene alınırsa.. Normal doğum devam etse sorun yok, buna gidip gelmeye zamanım yeter ancak sezaryen çok hızlı gelişiyor ve o an bir doktorun son derdi bebeğin fotoğrafları olacaktır. Tabi doğum öyle bir süreç ki 10 saat gelişme olmuyor birden 30dk da doğum gerçekleşebiliyor. Yakın zaman önce bu şekilde saatlerce bekleyip doğum anını kaçırdığım bir bebeğim olmuştu ne yazık ki =(  Bu yüzden birazda paranoyaklık çökmüştü üzerime.  Berfu’da kararsız beni zorlamak istemiyor, beklediğim için üzülüyordu, sancıyla kıvranırken sürekli Çiseren napıyor, Çiseren’e iyi bakın diyip duruyordu, kendinden çok beni düşünmekteydi =) Ve ne yapalım diye konuşurken sen bilirsin ne olacağı belli değil derken, güzel gözlerinden gitmememi istediğini çok net görebiliyordum. Bende çok belirsiz bir süreçte olduğumuz için karar vermekte zorlanıyordum ama kaçırmaktansa hastanede beklemeyi tercih ettim. Zaten bu stresle eve gidip çalışmam mümkün değildi artık. Nasılsa odamızda kocamandı =)

Yazının devamı »

Anne Yüreği

Hep sorulur doğum fotoğrafçılarına, sizi en çok ne etkiler doğum olayında diye. Beni en çok etkileyen ilk şey bebekle annenin kavuşma anıdır, dünyanın en kutsal saniyeleridir o an. Aynı bedeni paylaşan 2 canın sonunda sıcacık ten temasları gerçekleşir, her anne der ki “sıcacıktı yanıma verdiklerinde” o sıcaklık annesinden geçen sıcaklıktır, içinde saklamış, korumuş, beslemiş, ısıtmış, büyütmüştür annesi bebeğini, işte bu kucağına alabileceği an için. Bebeğin anneyi hissettiği anda susması, annesinin göz pınarlarında biriken gözyaşları… Tarif edilmez tanık olanlar bilir, asıl yaşayan bilir derler ya. Öyledir. Uzaktan seyretmesi bile bana ağlamak için fazlasıyla yeterli bir sebep.

Ama bundan başka kalbime dokunan başka anlarda vardır. Yine içinde anne vardır, anneler vardır. Evladını doğuma gönderen annedir  içimi burkan. Benim annem çok evhamlıdır, bizde genetik birşeydir annelik içgüdüsü, koruyuculuk. Öyle ki yolda bir çocuğu düşerken görsem annesinden önce koşar tutmaya çalışırım, iç güdüsel bir refleks sanırım. Kimi insan doğumdan sonra bile bu içgüdüye sahip olamıyorken daha doğmamış çocuğumun henüz portakal bile olmadığı bir dönemde bu iç güdüye sahip olmak pek iyiye işaret değil gibi. Çoçuğunu aşırı koruyan, evhamlı bir anne aday adayıyım belli ki =)

Grandmother

Yazının devamı »

Irina

Irina & BulentIrina & Bulent

Şubat ayının başında hayatımda aldığım en tatlı maillerden birini almıştım. Henüz 4 aylık hamile olan bir anne adayından sevgi dolu, çok büyük  nezaketle yazılmış e-maili okurken çok mutlu oldum, gururlandım. Sevgili Irina doğumunu ve öncesinde hamilelik fotoğraflarını çekmemi rica ediyordu. Önümüzde çoook uzun bir zamanımız vardı, Irina’nın mailini okuduktan sonra çok heyecanlanmıştım, gözümün önünde hemen bir kaç sahne patlamıştı, Irina sarı saçlı bir peri olarak belirdi aklımda ve onun peri masalı olmalıydı bu çekim. Bir yaz günü, yeşilliklerin çiçeklerin arasında, gülen yüzüyle, içinde taşıdığı kocaman umuduyla biricik oğluyla ve ellerini sımsıkı tutan sevgilisiyle..Evet bundan daha güzel bir peri masalı olabilirmiydi =)

Irina & BulentIrina & Bulent

Yazının devamı »

Güleryüzle Doğum

Yine uzun zaman oldu birşeyler yazmayalı. Fırsat bulamıyorum bahane değil artık ama fırsat yaratamıyorum diyebilirim. İnsan neye yetişeceğini şaşırıyor bu devirde, bir de kedi anası oldum, durun onu da anlatacağım sonra =)
Ne zamandır aklımda dolaşan, yazmak istediğim çok farklı konular birikti, bir ucundan tutup takip eden sevgili dostlarımla paylaşmak isterim.

Bir kaç ay önce Ada İlker’in doğumunda, Doç. Dr. İbrahim Bildirici’nin kontrolunde normal doğuma tanıklık etme şansım oldu. Daha önce değerli doktorun sezaryen doğumlarını görüntülemiştim. Tabi ki normal doğumun büyüsü, paylaşımı çok farklı. Hasta, doktor ilişkisi daha farklıdır, ortada sanki bir takım vardır ve beraber galibiyete koşmaya çalışıyorlardır. İnşallah her zaman bu kıymetli anları sağlıkla yaşarız. Duyguların odalardan taştığı, bütün çalışan ekibin aynı heyecan, endişe, sevinci paylaştığı muazzam bir olaydır, büyülüdür, mucizevidir.Dr.İbrahim Bildirici

Ada’nın doğumunda hastaneye biraz erken gelmiştim. Normal doğumlarda her an herşey olabilir, evde otururken tedirgin oluyorum, hastanede olunca içim rahat ediyor aslında. Sanırım 12 olmadan hastanedeydim, Ada’nın güzel annesi acı içerisindeydi, eşi her daim yanında destek oluyordu, sancılar çok şiddetliydi. Doktorumuz başka bir odada doğum zamanını bekliyor, ben koridorda volta atıyordum. Doğum öncesi ilk ıkınmalara oda da başlanıldı, Maslak Acıbadem Hastanesin’de hasta odasında da doğum gerçekleştirilebiliyor. O da ayrı deneyimdir benim için, belki başka zaman hasta odasında  doğumu anlatırım.

Yazının devamı »

Küçük Sevgilim

Geçen sene 23 Nisan’da harika bir aile ile tanıştım. Gerçek ve Emrah, 23 Nisan’da biricik oğulları Dağhan’ın 1. yaş günü için birlikte bir çekim yapmak istediler. Hem Yücel ailesinin hemde benim asla unutamayacağımız çok eğlenceli bir gün geçirdik. O kadar sıcak güzel bir aile ki, hiç bir zaman unutmayacağım dostlarımdır Yücel ailesi.

Aradan geçen 1 sene içinde Dağhan’ın bir kuzeni oldu, doğumunu ben görüntüledim. Böylece bu harika aileyi bir kere daha görme şansım oldu. Aynı zamanda  Gerçek  ve Emrah 2. oğullarını bekliyor =)

Daghan

Yazının devamı »

Google +1
Flickr
www.flickr.com
This is a Flickr badge showing public photos and videos from ciseren korkut. Make your own badge here.
Etkinlikler